AKDENİZ ANEMİSİ (TALASEMİ) Akdeniz Anemisi, genellikle Akdeniz bölgesinde görülen ve genetik faktörlerle sonraki kuşaklara aktarılabilen bir kansızlık hastalığıdır.
Ülkemizde 1, 4 milyon taşıyıcı ve 4600 civarında talasemi hastası bulunmaktadır.
Kadın ve erkeğin taşıyıcı olması durumunda doğan yavrunun %25 oranında hasta olması ihtimali vardır.
Tüm dünyada baş gösteren ciddi bir hastalık olması ve ülkemizdeki en sık görülen genetik hastalıklardan olması ile talasemi büyük önem taşıyan bir hastalıktır.
Tarama testleri ile saptanması ile önlemler alınabilir.
Beta talasemi , bebeğin 6 ayını doldurduktan sonra ortaya çıkar ve organların hasar görmesine yol açabilmesi ile hastalığın en ciddi formudur.
Hastalık, saptandıktan sonra kan nakilleri ile kontrol altında tutulur.
Günümüzde kök hücre nakli hastalığın kesin tedavisidir.
Ancak organların hasar görmemiş olması kök hücrenin başarısında önemli rol oynar.
Taşıyıcı bireylerde kansızlık dışında ciddi bir belirti görülmez ve tedavi uygulama gereği duyulmaz.
Kanımızdaki kırmızı kan hücrelerindeki hemoglobin, dokular için gerekli olan oksijeni taşır.
Hemoglobin yapımında bozukluk halinde oksijen taşınması yeterince yapılamaz dolayısıyla doku ve organlarda oksijenin miktarının azalması sonucu çabuk yorulma, halsizlik, solukluk, çarpıntı , gelişme geriliği gibi şikayetler gelişir.
Akdeniz Anemisi ( Talasemi ), yalnızca kalıtsal nedenlerle ortaya çıkar.
Türkiye genelinde her 40-50 kişiden biri, Antalya, Adana ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ise her 10 kişiden biri talasemiye yol açabilecek genleri taşır.
Özellikle akraba evliliklerinde talasemi riski yüksek olduğundan bu kişilerin evlilik öncesi gereken tetkikleri yaptırmaları çok büyük önem taşır.
Talasemi Majör , Talasemi Intermedia , Talasemi Minör ( Talasemi Taşıyıcılığı) Talasemi Minima olmak üzere 4 çeşidi bulunmaktadır.
Akdeniz anemisi, demir eksikliğini taklit eder.
Bu yüzden kansızlıkla karıştırılan talasemide , erken çocukluk döneminden itibaren ayrıca şu şikayetler de ortaya çıkar: -Cilt renginin aşırı solukluğu - Karaciğer ve dalağın giderek büyümesine bağlı karın şişmesi -Kansızlık -Büyüme ve gelişme geriliği -Sarılık -Safra kesesinde taş -Kemik deformeleri -Zayıf ve hassas kemikler nedeniyle kemik kırılmaları -Alında ve yanak kemiklerinde belirginleşme -Burun kökünde basıklık, üst çenede öne çıkma -Adet başlangıcında gecikme.
Çeşitli tedavi yöntemleri bulunmaktadır.
Hastalık vücudun birçok yerini etkilediği için birçok branştan uzman ile tedavi planlanır ve uygulanır.
Kan nakli, demir şalazyonu tedavisi, kök hücre nakli temel tedavi yöntemleridir ve ek tedaviler ve destekleyici tedavilerde uygulanır.
