Bilim Kümülatiftir Hayal gücümüze, sebebi belli olmayan o kadar çok şeyle ket vurulmuş ki… Örneğin, ülke olarak bir motor yapamıyor oluşumuz, veya bu tarihe kadar yerli bir araba markamızın olmayışı .
Neden? Bilen var m ı? Bana göre, sebebini tam olarak açıklayabilmek mümkün değil..
Millet ve ülke olarak, içinde bulunduğumuz coğrafya, zor koşullar, hem Avrupai hem de doğu kültürlerle binlerce yıldır içice olmamız neticesinde, çok farklı bir kavrayış ve pratikliğe sahip olduğumuzu söylemek, kendini beğenmişlik değildir.
Bir gerçektir… Hal böyleyken, '' Madem b öyle bir gerçek var, o zaman neden , teknolojide ve ilimde çok geride kaldık, neden millet olatak potansiyelimizi yansıtamıyoruz '' sorusu, akıllara gelen ilk soru… Bir çok sebebi var elbette ve en önemlisi tabiki eğitim.
Çok derinlemesine irdelenmesi gereken bir konu eğitim konusu.
Her ne kadar geleceğe umutla bakıyor olsak da, bir sorunu çözmek, sorunu tanımlamakla başlar.
Çuvaldızı kendimize batırmakla başlar.
Bu minvalde, yetersiz eğitimin onlarca sonucundan sadece birisi olan, sistemsizlikten somut bir örnek vermek istedim bu yazımda… Sene 1995… İtalya ’ da bulunan akademisyen Giovanni, T ürkiye ’ deki akademisyen Özgür ’ den daha başarılı değil, daha zeki de değil, daha sistemli veya daha disiplinli de değil.
Bir konu hakkında tez yazmış, keza bizim Özgür de öyle.
Özgür’ün tezi daha bilimsel ve daha başarılı bir bilimsel çalışma.
Bu yüzden önde gelen alan dergilerinden birinde yayınlanmış.
Sene 1999...
Gaetano adlı başka bir İtalyan akademisyen, 1995'de Giovanni'nin yazdığı tezi alıntılayaarak yeni bir tez yazmış.. 2005 ’ de Gaetano ’ nun tezini alıntılayan Massimo ve en nihayetinde 2012 ’ de Massimo ’ nun tezini alıntılayan Renzi, tezi artık bir uygulamaya dönüştürmüş ve bir icadın ilk filizleri atılmaya başlanmış, icat patenti alınmış.
Seneler 2018'i gösteririken, İtalya'da seri üretime başlanarak milyonlarca dolarlık cirolar elde edilmiş.
Bir de kamerayı bizim tarafımıza döndürelim. 1995 senesindeki Özgür ’ den sonra , aynı konuda 1999 yılında Mahir ’ in, 2004 ’ de Atik ’ in ve 2011 senesinde Aydın’ın tezleri var.
Ama, birbirlerine atıf yapılmamış ve birisinin geldiği seviye ’ den di ğeri devam edememiş.
Hepsi ''Sıfır''dan başlamış .
Kümülatif birikim en değerli birikimdir felsefesi maalesef pratiğe dönüştürlememiş.
Özgü r Giovanni ’ den ne kadar Özgü r, Mahir Giovanni ’ den ne kadar Mahir, Atik Massimo’dan ne kadar Atik, Aydı n Renzi ’ den ne kadar Aydın olursa olsun, aynı kulvardakileri birbirlerinden haberdar etmeyen bir sistem içerisinde varolmak sizce mümkün müdü r? Unutmayın, her ne kadar “felsefe bilimi” için kümülatiftir çıkarımı yapılsa da, bütün bilim çeşitleri kümülatiftir.
Kümülatif olmadan, var olma şansımız yok… Sistemli ve Kümülatif olduğumuz takdirde de , aziz ve tarihe damga vurmuş Türk Milleti'nin önünde durabilecek engel yok...
