İnsanlığın ikinci atası kabul eden Hz.
Nuh’a (A.S) üç oğlu kendisine iman etmiştir.
Bunlar; Ham, Sam ve Yafes.
Tufan sonrasında Hz.
Nuh (A.S) oğullarına bundan sonraki hayatlarını sürdürmeleri için dünyanın farklı yerlerini işaret eder.
Böylelikle oğulları babalarından aldıkları talimatla dağılırlar.
Orta Asya’ya yerleşen Yafes’in oğullarından birisinin adı Türk’tü.
Türkün soyundan gelen milletlere Türk adı verildi.
Yafes’in oğlu olan Türk’te bugün dünya üzerinde yaşayan tüm Türklerin atası olduğu kabul edilir. *** Türkler tarihte 16 büyük imparatorluk, yüzlerce devlet, sayısız beylikler ile tarih içerisinde hep belirleyici rol oynamışlardır.
Türkler bugün yedi bağımsız ve pek çok özerk devlete sahip, çeşitli devletlerde azınlık statüsünde veya yeni bir kabulle çifte vatandaş konumunda beş kıtada yaşamaktadırlar.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı forsundaki 16 yıldız, tarihteki 16 büyük Türk İmparatorluğunu, ortadaki güneş ise Türkiye Cumhuriyeti'ni simgeler.
Bu Türk imparatorlukları şunlardır: Büyük Hun İmparatorluğu (M.Ö. 204-M.S. 216), Batı Hun İmparatorluğu (M.S. 48-216), Avrupa Hun İmparatorluğu (M.S. 375-469), Ak Hun İmparatorluğu (M.S. 420-552), Göktürk İmparatorluğu (M.S. 552-745), Avar İmparatorluğu (M.S. 565-835), Hazar İmparatorluğu (M.S. 651-983), Uygur Devleti (M.S. 745-1368), Karahanlılar (M.S. 940-1040), Gazneliler (M.S. 962-1183), Büyük Selçuklu İmparatorluğu (M.S. 1040-1157), Harzemşahlar (M.S. 1097-1231), Altınordu Devleti (M.S. 1236-1502), Büyük Timur İmparatorluğu (M.S. 1368-1501), Babür İmparatorluğu (M.S. 1526-1858), Osmanlı İmparatorluğu (M.S. 1299-1922). *** Bilinen tarihle birlikte ortaya çıkan ve varlığını günümüze kadar sürdüren sayılı milletlerden biri de Türklerdir.
Türkler, onuncu asırdan itibaren yüce dinimiz İslamiyet ile tanışmışlar, devletler olarak İslam dinini kabul ettikten sonra İslam dünyasına büyük hizmetlerde bulunmuşlardır.
Büyük Selçuklu Sultanı Muhammed Alparslan’ın Malazgirt savaşını kazanarak Anadolu’nun kapısı açılmıştı.
Sultan Alparslan'ın hayali Anadolu'yu ecdadın ebedi yurdu haline getirmekti.
Osman Gazi'nin hayali Söğüt'ten yükselecek bir ulu çınarın tüm bölgeyi, tüm dünyayı dalları altında toplamaktı.
En büyük hayali Hazreti Peygamber efendimizin “Konstantin’iyle elbet fetholunacaktır.
Onu fetheden emir ne güzel emir, onu fetheden asker ne güzel asker” övgüsüne mazhar olmak isteyen F atih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethi, bir çağı kapatmış yeni bir çağ açmış, Diyarı Rum’un Türkleşmesi ve İslamlaşmasında büyük dönüm noktası olmuştur. *** Yasef’in çocukları o günkü şartlarda bilinen üç kıtada at koşuşturmuşlar, dünya nizamına yön vermişlerdir.
Bir milletin gelecekte ne yapacağını görme için, geçmişte yaptıklarına bakmak gerekir.
Nizamı alem davacısının öncü devletlerinden olan Osmanlı devleti için, İngiliz tarihçisi Arnold Joseph Toynbee; “Osmanlı yıkılmış bir devlet değildir.
Durdurulan bir medeniyettir.
Önündeki tarihi engeller kaldırılırsa, durdurulduğu yerden yürüyüşüne devam edecektir” diyor.
Bizim topraklarımız büyük hayaller kuran, sonra bu hayalin peşinden koşan ve büyük fikirler üreten adamların topraklarıdır.
İnsanlığın kurutuluşuna talip olmuş, batının ve doğunun ideolojilerine karşı, yeni fikirler üretmek için kafa yormuş, alın teri dökmüş nice fikir adamları çıkarmış.
Büyük hayaller kuran ceddimizin izini sürmeye devam edersek büyük hayaller kuran adamlarımız olmaya devam edecektir.
Hayali olmayanın istikbali olamaz.
Eğer biz kendi hayallerimizi kurmaz ve onun peşinden gitmezsek ancak başkalarının hayallerine dolgu malzemesi oluruz.
Devletler insanlar gibi doğar, büyür ve bir gün ölür.
Baki olan kâinatın sahibi Allah’tır.
Yeniden Türk İslam medeniyetinin inşası, insanlığın huzuru ve mutluluğu için “Abdesti Tuna’dan alıp, namazı Çin seddinde kılmak için” ayaklarımızı yere sağlam basarak, aleme nizam verme davası “Nizamı Alem Davası Ülküsü” için çalışmak ve gayret etmek gerekir.
Bu hayalin gerçekleşmesi “Bir elde kuran diğer elde bilgisayar” olması gerekir.
Bunu biraz açarsak, Cenabı Allah’ın bize lütfettiği iman ve cihad şuuru ile, modern teknolojinin bütün donanımlarıma sahip olarak, ne istediğini bilen ve bunu yapma şuurunda, azminde bir millet olmak ile mümkün olur.
Tarihte 16 büyük imparatorluk, yüzlerce devlet ve sayısızca beylikler kurmuş olan Türkler bunu başaracak birikime sahiptir ve kendi kültür kotuna mutlaka dönecektir.
Gayret bizden başarı Allah’tandır.
Şairin dediği gibi: “Hak, şerleri hayr eyler, Zannetme ki gayr eyler, Ârif onu seyr eyler, Mevlâ görelim neyler, Neylerse, güzel eyler...” Baki Selamlar.
