Olumlu Düşünmenin Hayatımıza Katkıları Olumlu düşünmek hayatımızın her alanında moral ve motivasyonumuzun yüksek olmasına sebep olur ve hayatın karmasında yaptığımız aktivitelerden zevk almamıza yol açar.
Zevk almanın ötesinde de işimizi hakkıyla yapmamız konusunda da bizi teşvik eder.
Birçok hastalığın tedavisinde dahi olumlu düşünme becerisinin en önemli tedavi edici unsur olduğu kanıtlanmış bir gerçektir.
Bu konuda akla ilk gelen örnek elbet ki kanserdir.
İyi düşünmenin hastalığa olumlu etkileri vardır.
Hasta bu şekilde tedaviye uyum gösterir.
Tedavi olmak, iyi olmak istemek hastayı tedaviyle bir etkileşim içerisine sokar.
Depresif ruh hali ise bu uyumu bozar.
Depresif kişi tedaviyi reddedebilir, durum yeme içme reddine kadar gidebilir.
Depresyonun en önemli semptomları isteksizlik, keyifsizlik, moralsizliktir.
Buna iştahsızlık ve uyku bozuklukları da eşlik edebilir.
Tahammülsüzlükler artar.
Bir süre sonra vücudun direnci fiziksel olarak da kırılmaya başlar.
Kemoterapi sürecinde sağlıklı beslenemiyor olmak direnci düşürür.
Direncin düşmesi ortaya çıkabilecek birçok yan etkiyi kolaylaştırır.
Yani doğrudan olmasa da dolaylı yoldan kişinin yaşadığı psikolojik sıkıntılar tedavi gördüğü kanserle ilişkili birçok olumsuz gidişe yol açabilir.
İşte bu nedenle yatış süreleri uzar.
Enfeksiyonlar ortaya çıkabilir.
Olumsuz, korku verici düşünceler insanda stres tepkilerini tetiklerken olumlu düşünceler gevşeyerek rahatlamayı, fizyolojik dengeye yani “homeostaz*” durumuna geçmeyi tetikler.
Ve bu denge durumu beden içindeki fizyolojik ve duygusal kararlılığı sağlar.
Parasempatik sinir sisteminin kontrolündeki bu denge durumu sırasında enerji birikimi yaşamın devamı için düzenleyici sistemler yardımıyla organizmanın iç ortamının sabit tutulmasıdır. ve hücre yenilenmeleri gerçekleşir; diğer bir ifadeyle beden gençleşir.
Böylece hastalıklara karşı direnç artışı sağlanır.
Kişiler tedaviden yeterince fayda görememeye başlayabilir.
Yaşam kalitesi daha da düşebilir.
İyi beslenemeyen, rahat uyuyamayan, çok ciddi tahammülsüzlük içinde olan kişinin toparlanma süreci de daha zor olur.
Beden ve zihin birbiriyle sürekli iletişim halindedir.
Psikolojinin olumlu olması, bedeni de olumlu bir şekilde etkiliyor.
Örneğin, kendinizi mutsuz hissettiğiniz bir anda başınız ağrırsa, mutlu olduğunuz bir ana göre bu ağrıyı daha şiddetli hissedersiniz.
Beyin ne kadar sağlıklı ve pozitif düşünürse insan o kadar sağlıklı ve enerjik olur, genç kalır ve o kadar az hastalanır.
İnsanların içsel konuşmalarının, kendi kendilerine yorum ve analiz yapmalarının sonucu; negatif ya da pozitif düşünceler ortaya çıkar.
Olumlu düşünmek bağışıklık sisteminizi de olumlu bir şekilde etkiliyor.
Hiçbir insan sürekli çok mutlu, kaygısız, neşeli, enerjik vb. olamaz.
Kanser hastalığının yukarıdaki özellikleriyle insana kendini kötü hissettirme olasılığı çok yüksek.
Önemli olan kötü hissedilen zamanların mümkün olduğunca azaltılmaya çalışması.
Duyguları olumlu yönde yönetebilmenin önemi, önceleri sadece özel ilişkiler için benimsenmişti ancak son yüzyılda çalışma psikolojisi alanının da bir parçası olmaya başaran pozitif düşüncenin, kişilerin iş yaşamlarını da son derece üst düzeyde etkilediği görülmeye başlandı.
Olumlu düşünce; bireyin, kendine yardımıdır.
Bilişsel süreçlerle ilgilidir.
Bu konu ile ilgili olarak yapılan araştırmalar, ilk çalışmadan bu yana sağlığa terapötik etki yaptığını vurgulamıştır.
Meslekler, hastalıklar, eğitim durumu gibi değişkenlerle beklenen düzeyde farklılık gösterdiği saptanmış, koşulların uygunluğunun düşünceyi olumlulaştırdığı belirtilmiştir.
Olumsuz koşullarda dahi, motive olma, empatik tutum ve öfke yönetimi sonucunda ulaşılacak hedefin olumlu belirlenmesiyle, sonucun istendik düzeyde gerçekleştiği unutulmamalıdır.
Olumlu düşünen insan hayata olumlu bir pencereden baktığı için olaylara yorumu yapıcıdır.
Olumlu düşünme enerjisi de etraftan fark edilir bir enerji olduğu için böyle insanların etrafında da pozitif insanlar belirir.
Ayrıca olumlu düşünen insan kıskançlık, kibir, öfke vb. duygularına yakalanma ihtimali düşük insanlardır.
Bu nedenle bakış açımızı elimizden geldiğince olumlu tutmaya özen göstermeliyiz.
Zeynep Sude Çetin
