Teknoloji günümüzde her alanda değişim için katalizör olmayı sürdüren bir etkendir.
Örneğin araba sektörü, eğitim sektörü gibi hemen hemen her sektörün en önemli etkenidir.
Fakat gayrimenkul sektöründe ise daha çok birebir insan ilişkisi üzerine kurulu olması nedeniyle, tüm dünyadaki teknolojik gelişmeleri maalesef biraz geriden izliyor.
Otomasyon, dijitalleşme, algoritmalar ve yapay zekâ gibi teknolojik çözümlerin kullanımı sektörde yeterince yaygın değil.
Bu nedenle teknolojinin gayrimenkul sektöründe iş ve iç süreçlerini doğrudan etkileyen birçok alanı vardır.
Bunlar şöyledir; 1) VERİ: Yeni çağın petrolü olarak kabul edilen veri diğer tüm sektörlerde olduğu gibi gayrimenkul sektöründe de tüm kararların temeli veridir.
Ev almak, ofis taşımak, gayrimenkule yatırım yapmak gibi kişilerin ve şirketlerin karar süreçlerinde, teknoloji aracılığıyla kolay toplanan ve ulaşılan çok kapsamlı verilerin yorumlanması, başarılı yatırımları tetikliyor. 2) ŞEFFAFLIK: Teknolojinin sağladığı bir diğer önemli avantaj ise doğru verilerin anlaşılır şekilde geniş kitlelere ulaşımıdır.
Teknoloji sayesinde veri ve bilgilerin yayılması, birçok pazarda çok kısa sürede şeffaflığın artmasına sebep olmuştur.
Katma değerli emsal, sıralama ve endeks gibi veriler sunan emlak sitesi ve benzer platformların katkısıyla birlikte şeffaflığın arttığını ve pazar dinamiklerinin hızla değiştiğini göz önüne koymuştur.
Öte yandan şeffaflığın artması, pazar oyuncularının bilinçlenmesine ve gayrimenkul sektörü gibi birçok pazarda işlem ve yatırım hacminin artmasına sebep olmuştur. 3) VERİMLİLİK VE HIZ Gayrimenkul sektörü insan ilişkileri ve iletişim üzerine kurulu olsa da bir o kadar da süreçlerden ibarettir ki bu da otomasyona ne kadar müsait olduğunu gösterir.
Gayrimenkul değerleme çalışmasının en yoğun bölümü emsallerin toplanması ve rafine edilmesidir ve bu kendini tekrarlayan bir süreçtir.
Gayrimenkul pazarlama ise basitleştirdiğinizde bilgi ve mesajların doğru hedef kitleye ulaştırılma sürecidir.
Ve bu sürecin teknoloji kullanımıyla pratikleştirilmesi, idari ve destek süreçleri için ayrılan insan kaynağının asgari seviyeye indirilmesini sağlarken, sektör çalışanlarının asıl işlerine odaklanmalarını yani daha verimli katma değer üretmelerini sağlar.
Teknolojinin ise en önemli amaçlarından biri otomasyondur yani tekrarlanan süreçleri otomatik hale getirmektir. 4) ERİŞİM VE İLETİŞİM Gayrimenkul pazarlaması açısından oldukça önemli bir unsur olmakla birlikte kitlelere ulaşım, teknoloji sayesinde, büyük veri, algoritma ve yapay zekâ ile amaca uygun kitlelere nokta atışı yöntemi ile ulaşmakta kolayca mümkün oluyor.
Geleneksel yöntemlere göre maliyeti oldukça düşük bu hedefleme yönteminin kullanımı, gayrimenkul sektöründe uygulanmaya başlansa da potansiyelinin çok altında kalmıştır. 5) PAYLAŞIM Erişimin kolay kıldığı konulardan biri de paylaşımdır.
Bir şeye sahip olmak veya kiralamak yerine o şeyi paylaşımlı kullanmanın gittikçe önem kazandığı günümüzde; araba, ev ve hatta uçak gibi ürünlerin paylaşım ekonomisi hızla gelişiyor ve önümüzdeki yıllarda ekonominin önemli parçası olacağı öngörülüyor.
Gayrimenkul sektöründe ise bunun en önemli örnekleri Airbnb ve “office as a service” yani ofisleri hizmet olarak alma kavramı hızlıca gelişiyor.
Teknoloji sayesinde bununla ilgili pazar yerleri veya paylaşım sistemleri hızlıca satan ve alanı bir araya getirip paylaşıma zemin oluşturuyor. 6) İŞ GÜCÜ Oxford Üniversitesi’nin araştırmasına göre çağrı merkezi çalışanları ve gayrimenkul aracılarının önümüzdeki dönemde yapay zekâ ve algoritmalara kurban gitme olasılıkları %97-99’dur.
Bu nedenle bu meslek grupları çalışanları, teknolojiyi iş yapış biçimlerine entegre ederek, sadece aracı olmaktan ziyade katma değer sağlayan, doğru yorum ve yönlendirme yapabilen güvenilir danışman haline gelmeliler.
Teknoloji sayesinde hali hazırda herkesin ulaşabildiği bilgiyi iletmenin yanı sıra, insan ilişkisiyle bu bilgiyi analiz ederek yönlendirmek, sektörde fark yaratacaktır. örneğin Proptech Günümüzde gayrimenkul yatırım analizleri, sektör uzmanlarının kişisel deneyimlere dayanarak ve güncel gelişmelerin yorumlanmasıyla yapılıyor.
Gelecekte, tüketicilerden ve gayrimenkul piyasasından elde edilen veriler yapay zekânın da kullanımıyla anlamlı bilgilere dönüştürülecek.
Örneğin bir AVM yatırımcısı Proptech ile yaya ve araç trafiği, arsa fiyatları, proje geliştirme maliyetleri ve çevredeki rakipleri içeren kapsamlı bir veri setini inceleyerek yatırım kararı verecek.
Şirketler Proptech uygulamalarıyla şehir içi ulaşım süreleri ve çalışanlarının yaşadığı bölgeleri analiz ederek, olası bir taşınma durumunda kendilerine ve çalışanlarına en uygun ofis ilanlarına yönlendirilebilecek.
İş modeli perspektifinden baktığımızda, Proptech şirketlerinin odağında gayrimenkul sektörünün geleneksel verimsizlikleri ve oldukça eskimiş iş süreçleri var.
Proptech şirketleri aynı zamanda, ürün inovasyon perspektifinde yenilikçi yazılım, donanım ve diğer çekirdek teknolojilerin yanı sıra inşaat malzemeleri ve tasarım ve inşa sistemlerde inovasyon hedefliyor.
Gayrimenkul sektörünün dijital dönüşüme olan yaklaşımını, 36 ülkede gayrimenkul sektöründen 130’dan fazla yöneticiyle yürütüldüğü bir araştırma ortaya koydu.
Araştırmaya göre, teknolojik gelişmelerin getirdiği yeni bir tanım olan PropTech, gayrimenkullerin inşa, işletme, pazarlama ve satış süreçlerindeki dönüşüm teknolojilerini kapsıyor ve küresel gayrimenkul endüstrisi, PropTech ’in getirdiği avantajlardan yararlanma amaçlı strateji geliştirmede yavaş kalıyor… Araştırmada katılımcıların %86’sı dijital ve teknolojik yeniliği fırsat olarak görüyor.
Ancak bu bireylerin sadece %34’ü kurumsal çapta bir dijital stratejiye sahip...
ABD ve Asya Pasifik ülkelerinin gayrimenkul teknolojilerinde epey ileri olduğunu ortaya koyan araştırmada Avrupa ve Türkiye’nin geriden gelse de potansiyel vadettiği kaydedildi. kaynakça: https://www.emlakjet.com/haber/haber/gayrimenkul-sektoru-dijitali-degerlendirmede-geride-mi-1 https://home.kpmg/tr/tr/home/gorusler/2018/08/gayrimenkulde-cag-donusumu-proptech.html http://cushbakisi.com/blog/teknoloji-gayrimenkul-sektoru/
